Navigasyon |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Dini Bilgilerinizi artırmak için soldaki menüleri kullanabilirsiniz...
|
KISSADAN HİSSE
|
Fakirin biri, bir ağaç dibinde gölgelenmekte olan Hz. Ali (r.a.)'ye gelir, ihtiyaçlarını arz eder:
|
- Çoluk-çocuk sıkıntı içindeyim, ne olur bana biraz yardımda bulunun, der.
|
Hz. Ali (r.a.) hemen yerden bir avuç kum alır, üzerine okumaya baslar. Sonra da avucunu açar ki, kum tanecikleri altın külçeleri hâline gelmiş...
|
- Al, der fakire. İhtiyacını karşıla!
|
Fakirin gözleri yerlerinden fırlayacak gibi olur:
|
- Allah askına söyle ya Emîre'l-mü'minîn! Ne okudun da kum tanecikleri altın oluverdi? der. Hz. Ali (r.a.) anlatır:
|
- Kur'ân-i Kerîm, Fatiha suresine gizlenmiştir. Bende Kur'an-i Kerîm'i okudum, yani Fatiha suresini okudum bu kumlara...
|
Bunu öğrenen fakir durur mu? O da bir avuç kum alır ve baslar okumaya. Okur, okur, okur... Ama kumlarda bir değişiklik yoktur. Altın filan olmuyor, aynen duruyor.tekrar gelir ve İmam Ali kerremallâhü vechehû hazretlerine:
|
- Ben de okudum, ama birşey değişmiyor; kumlar altın olmuyor, der. Emîrü'l- Mü'mînin Hz. Ali (r.a.) boynunu büker, mahcup bir edâ ile cevap verir:
|
- Ne yapayım, der. Dua ayni dua; ama okuyan ağız ayni değildir! Dua tamam; lâkin okuyanın ihlâsı ve teveccühü tamam değildir!..
|
İste bütün mesele buradadır. Okuyanın ihlâsında ve teveccühünde... Ayni dua; ayni iman, ayni İhlâs ve ayni teveccühle okunacak ki, ayni netice elde edilebilsin. Yoksa kumu altın yapmak gibi bir iksire sahip olabilmek mümkün olmaz
|
|
|
|
|
|
|
|
Bugün Sitemizde 4 ziyaretçi (5 klik) var |
|
|
|
|
|
|
|